Saat Kaç

11 Şubat 2010 Perşembe

Elif Şafak - AŞK

AŞK

''Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim Lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek almaya yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdıım, hikayeler topladım. Üzerimden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hala ham, hala aşkta bir çocuk gibi toy... ''

İşte romanın arka kapak sayfasından , belkide en güzel cümleleri ile bir örnek vermek istedim sizlere.. Kitabı ilk eşim aldı ve okudu. Kitabın rengi ve Elif Şafak ismi(nedense bana hep romantik aşk yazarıymış gibi gelirdi, bu düşüncemden dolayı Elif Şafak tan özür diliyorum) nedeniyle okunacaklar listemde son sıralara atmıştım. Ben ise o dönemde Ahmet Ümit'in Bab-ı Esrar adlı romanını okuyordum. Kitap Mevlana ve hocası Şems-i Tebriz i konu alan bir kitap idi. Eşimin kitabı bitirmesiyle beni ikna çabaları başladı. 'Bak kitap çok güzel , Mevlana , Şems-i Tebriz ve ilahi aşkdan bahsediyor' deyince............

Eğer bir anlatmaya başlarsam tüm kitabı anlatabilirim. Kitabın rengine aldanan erkek arkadaşlar içinde bir müjdem var,kitabın siyah renkli olanıda var. Gerçi ben pembe olanı utana sıkıla okudum.Düşünün kitabın güzelliğini....

Ölmeden kesinlikle okunması gereken harika bir kitap. Kesinlikle pişman olmayacaksınız..

Keyfedeğerşeylerle kalmanız dileğiyle...

Hiç yorum yok: