Saat Kaç

6 Şubat 2010 Cumartesi

CABARET


Dün akşam Şehir Tiyatroları Kağıthane Sadabat Sahnesin de yine izlerken kıskançlıkla kendi kendimi yediğim, oyun sonundada ellerim patlarcasına alkışladığım Kabare (Cabaret) adlı müzikal oyuna gittim.
Konusu, Amerikalı bir yazarın, Nazi faşizmi döneminde Berlin de bir pavyon danscısı ile olan aşkı ve dönemin siyasi güncel olaylarını irdelemesi...

Oyundaki karakter oyuncularının hepsi mükemmeller . Bu arada kabarede sunucu ve pavyon danscısı rollerindeki iki kişiyi ayrı tutmam gerekir. Onlara ayakta bir alkış daha gönderiyorum.

Müzikaldeki tek eleştirim danscı kız oyuncuların seçine olabilir. Dansın göze hitap ettiğini düşünürsek, dans eden kişilerin fiziklerinin iyi olması, hadi fiziklerinden de vazgeçtim dans esnasında senkronlarını ayarlamaları gerekirdi. Aman bu kadar kusur kadı kızında da olur.

Dediğim gibi 1972 de beyaz perdeye aktarılmış ve 8 dalda oskar kazanmış ve 'Tüm zamanların en iyi yüz filmi' arasınsa girmiş bu eseri kaçırmayın derim.

Keyiflişeylerle kalmanız dileğiyle....

Hiç yorum yok: