Saat Kaç

30 Ocak 2010 Cumartesi

ÖNÜNDE SAYGI VE KISKANÇLIKLA EĞİLDİĞİM USTALAR

Ah ah, tiyatroya gitmeye bayılıyorum ; fakat gittikten sonra 2 gün kendime gelemiyorum.

Lise yıllarım, ne güzel dönemlerdi. Tam bir sosyal insan pozisyonlarındaydım. Gitar çalıyor, lisede şiiir dinletileri organize ediyor hatta Taksim de bir kültür merkezinde bile gitar dinletileri verdim. (Tabi daha sonradan gittiğim kültür merkezinin yasadışı eylemlerin merkezi olduğunu ve benim son dinletimden sonraki saatlerde polis baskınına uğradığını öğrendim :)),, ne safmışım ya hiç de bir şey anlamamıştım.)

Tabiki Sarıyer Belediye Tiyatrosun da geçen 4 yıllık tiyatro maceramıda unutmamalıyım. Zuhal hocam, Hilali hocam, Mehmet hocam (kendisi Bez Bebek de ki Joker karakterini oynayan kişidir.) Erdal hocam ,hepinizi çok özledim. Dile kolay 4 yıl bana tüm bilgi birikimlerinizi aktardınız. Sayenizde , Sarıyer de belli çaplı da olsa oynamış olduğum oyunlardaki karakter sayesinde tanınan bir kişi bile olmuştum. Dünyadaki hiç bir şeyin oyun sonundaki alınan alkış kadar haz vermediğini sayenizde öğrendim. Seyircilerin ,oyun sonunda sizin soyunmanızı dahi bekleyip çıkışta sizi tebrik etmek için bekleyip size sevgilerini sunacak kadar sevgi besleyeceklerini sizden öğrendim.

Ama ne yazık ki ben sizler kadar, büyük olamadım. Evet, konservatuara gitmeliyim düşüncelerim, etrafımdaki insanların 'saçmalama', 'aç kalırsın' telkinleriyle istemeyerek son buldu. Ey büyük üstadlar ve hocalarım, sizler kadar idealist olamadığım için özür diliyorum...

Şimdi ne zaman bir tiyatro seyretsem, içimden hep 'oyun bitmeden çıkmalıyım' diyorum. Çünkü sizi alkışlamak istemiyorum, insanların sizi alkışlamasını istemiyorum, hele bir de ayağa kalkmaları yok mu..... Gözlerim yaşarıyor, kendi kendime 'Oğlum erkek adam ağlamaz '  telkinleriyle karıma çaktırmadan göz yaşlarımı siliyorum. Evet kardeşim hasetimden çatır çatır çatlıyorum. Ben de o sahnede sizlerle el ele selamlamak istiyorum. Ben de istiyorum o alkışlardan.. Ama elden bir şey gelmiyor. Bu durumda işte en güzel atasözü : 'Kendi düşen ağlamaz' .

İşte bu son hayat buhranımı Cuma günü gittiğim (bu üçüncü gidişim) LÜKÜS HAYAT  da yaşadım. Zihni Göktay abi, bu yaşında göstermiş olduğun performansı görünce bir kez daha beni utandırdın. Ellerinden saygıyla öperim.....

Hep keyfedeğerşeylerle kalmanız dileğiyle.....

28 Ocak 2010 Perşembe

İŞTE BEKLENEN HAFTA SONU(RESSAM GELİYOR)

Geçen haftaki azılı düşmanım, bu hafta inşallah barıştığımıza inandığım dünya tatlısı minik güzel hava durumu izin verirse;  hafta sonu resim kursuna nihayet başlıyorum. Yaklaşık bir aydan beri neyi görsem çizmeye çalışıyorum. Nereden geldi bu heves anlamadım ama....Yetenek olmasa da yılmak yok yola devam hesabı kalemler, silgiler alarak; sil-yaz, yaz-sil diye diye bir şeyler çıkarmaya çalışyorum. Tabi bu arada heryerimden silgi artıkları fışkırıyor (yeteneği düşünün artık) Koskaca bir ajandayı neredeyse karalamalarımla bitirdim. Ortada bir şey var mı ? :((((((( Yok.....

Baktım bu iş böyle olmuyor. 'Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum ' hesabı , 'Bana bir portre çizdirenin aylık ücreti ne ise veririm' diyerek kurslar aramaya başladım ki, tamamen tesadüf ortaokuldaki resim hocamın (ki kendisi GSF de hocadır) ders verdiğini öğrendim. İşte o an  'Mutluluğun resimini çizebilir misin  Abidin' deki Abidin yerine kendi ismimi koyarak uçtuuuuummmm uçtuuuummmm....

Dediğim gibi hava şartları ile inşallah barıştığımıza inanıyorum . Yakın zamanda komik karakalem çalışmalarımı yayınlarım inşallah...

Hep 'Keyfedeğerşeyler' le kalmanız dileğiyle....

27 Ocak 2010 Çarşamba

HAYIRLI VE UĞURLU OLMASI DİLEĞİYLE

Öncelikle herkese selamlar,

Eşimden aldığım gazla artık ben de bir blog sahibiyim. Acemiliklerimi zamanla atabileceğime inanıyor ve siz blog aleminden yardımlarınızı esirgemeyeceğinizi umuyorum.

Blogumun başlığından da anlaşılacağı gibi bu blog insana keyif veren herşeyin paylaşılması sayesinde gelişecek. Bu keyif veren şeyler ; bazen bir futbol topunun ağları havalandırmasında, bazen bir ressamın kaleminin ucundaki siyah noktada, bazen de fotoğrafcının vizorünün arkasındaki bir inanılmaz karede yer alacak.

Bana bu keyifli şeyleri paylaşmanın mutluluğu kalacak..

Hep Keyfedeğer şeylerle kalmanız dileğiyle..

Saygılar.